17 Ağustos 2016 Çarşamba

Biraz...biraz eksik


"Yaz'ın nasıl geçiyor?" diye sorma bana. Ya da bir günümü kısaca özetlememi bekleme benden. Ağustos böceği gibi desem yalan, karınca gibi desem yine yalan. Yalan değil eksik. Herhangi bir şeyi tek bir sıfatla tanımlamamı isteme benden. Özetleyemem ben öyle her şeyi tek bir kelimeyle. Kısa cümleler kuramam. Uzun uzun anlatmaya kalksam, kaçar gidersin. "Çok detaycısın." diyerek geçiştirme beni lütfen. "Kendinden biraz bahsetsene." deme bana. "Çok zor soruyorsun." derim. Nasıl tanımlayayım ben kendimi biraz? Biraz... biraz eksik. Biraz tanıtsam kendimi, biraz eksik kalır. Yalancı sanırsın sonra beni, eksik yerleri kafanda tamamladığından. Hangi tarafı tuttuğumu sorma bana. Tarafsızım diye de bertaraf olduğum zannına kapılma sakın. Ortadayım diye arafta kaldığımı düşünme.


"Bu konuda ne düşünüyorsun?" diye gelme bana, eğer kısa cevaplar vermemi istiyorsan. Sonuna kadar dinlemeyeceksen beni, beni zorda bırakma. Biraz isteme benden. Biraz...biraz eksik.  


16 Ağustos 2016 Salı

İnsan...

İnsan... Hem çok karmaşık hem de çok basit. Hem çok güçlü hem de çok aciz. Hem çok yalnız hem de kalabalıklar içinde şen şakrak. Hem korkusuz hem korkak. Hem çok bilge, aydın hem de çok cahil, zırcahil. Hem çok masum hem de çok zalim. Hem dost hem düşman. Hem eşsiz, biricik, bir tek hem de bir farkı yok diğerlerinden. Hem açar tüm imkanlarını, paylaşır her şeyini hem de vermez yağmurlu günde bir damla su. Hem hareket edemez “Elalem ne der?” korkusundan hem de kim ne derse desin kendi bildiğini okur hiçbir şeyi umursamadan.

Hem bir ot’tan başkası değildir insan hem de dallarından meyvelerin sarktığı görkemli bir ağaçtır o.

İnsanı tek bir kelimeyle özetleyebilir misin? Tuhaf, karmaşık, acayip, beşer, değişken... Ne bileyim ben. Herhangi bir şeyi tek bir sözcükle tanımlayabilir misin?