Not: Yazarken düşüncelerimi rahatça ortaya koyabilmek için, yazımı okuyacak kişilerin eseri henüz okumamış olma ihtimalini göz önüne almıyorum. SPOILER İÇEREBİLİR.
Kitapçıda öylesine dolanırken elime geçmişti bu eser. Konusu ilginç olabilir diye ve fiyatı da uygun olduğu için satın almıştım. Eserin işlendiği zaman ve mekan da ilgimi çekmişti. Okuduğum kitaplar genellikle Türk, İngiliz ve Amerikalı yazarların eserleri ancak bu eserin yazarı bir Rus. Zaman zaman sınırları aşmak ve farklı kültürlere ait eserleri de tanımak gerek diye düşünüyorum. Yanılmamışım! Kitabı okurken Rusça isimleri okumakta epey zorlandım. Rus edebiyatına da bir göz atmam gerekiyor anlaşılan.
Kitabın konusu adından anlaşıldığı üzere gayet açık. Büyükşehirde büyümüş, Tıp fakültesinden başarıyla mezun olmuş, gencecik ve hiçbir tecrübesi olmayan bir doktor ücra bir yere tayin olur. Onun endişeleri, korkuları, deneyimleri, cehalet karşısında yaşadıkları, tipi ve zorlu hava koşullarına karşı mücadelesi yine doktorun kendi diliyle anlatılmış. Doktorun iç dünyası öyle etkileyici bir şekilde dile getirilmiş ki bir ara "Duyguların böyle mükemmel bir şekilde ifade edilmesi nasıl mümkün olur?" diye düşünmeden edemedim. Oluyormuş demek.
