--------''Zaten erkeklerin hepsi aynı. Birlikte olduktan sonra aramazlar.'' sözünü çok defa duymuş olsa yine takılacağı nokta kendine söylenen suçlayıcı söz değil, karşıdakinin konuya ne kadar genel, sıradan ve bayağı baktığı konusudur. --------
197 Gün, Sultan Tarlacı 11.Gün syf:91
Bir cümle, bir kitap yazdıracak güçte olabilir. Bazen bir kitap, bir alıntı, otobüsteki bir yolcu düşündürür, düşündürür. Dalgın dalgın ya da için kıpır kıpır bir şekilde yürütür evin içinde. Saatler kaybettirir sana, mutfakta bulaşıklar birikir, ödevlerin seni bekler. Sonra kelimeler sıralanır.
‘’Gözlerinizdeki hayranlığı görebiliyorum. Fakat imrendiğiniz bu bilgeliğimin altında başlangıçta kınamış olduğunuz saflığım, aptallığım ve kafa karışıklığım yatmaktadır. Ön kabullerim ve küçümsemelerim değil.’’ dedi. Ona yine hayranlıkla baktılar. Bir bilge olduğuna iyice kanaat getirdiler. Gerçekte ise ne dediğini hiç anlamamışlardı.
Ona ‘’Çok safsın, her şeye kanıyorsun.’’ dedikten sonra bu aptal beyinden çıkan şeyleri görünce hayranlıklarını gizleyemediler. Kendilerinden utandılar. Gerçekte ise ne dediğini hiç anlamamışlardı. Hayran kaldılar ve hayatlarına kaldıkları yerden devam ettiler.
Aralarından bir alaycı daha en başında onun çok fantastik biri olduğunu söylemişti. Bunun üzerine herkes hak vererek gülmüş, eğlenmişti. Evet, o çok fantastik biriydi, kimse bunun farkına varamamıştı sadece. Biri o alaycıya ‘’Bu sefer hakikaten çok doğru bir tespitte bulundun.’’ derse, o yine sırıtmaya devam eder. Gerçekte ise ne demek istendiğini asla anlayamaz. Kendiyle övünmekten başka ne yapar?
Orada bulunan, her şeye şahit olan ama varlığı yokluğu belli olmayan o küçük çocuğun gözleri parladı, içi kıpırdadı.
--------Herkesin bakış açısının, birikimleri ölçüsünde genişlediğini söyler sıklıkla. Bu yüzden onu suçlasanız, hatta ona hakaret etseniz bile bunu ne şekilde, hangi konuda yaptığınıza bakacak, sinirlense bile bunu cahilce yapmamışsanız size olan tahammülü tükenmeyecektir.-------
197 Gün, Sultan Tarlacı 11.Gün syf:91

